İçeriğe geç
Kütahya Bakış

Merak ettiklerinize sade bir bakış

Ev ve Yaşam

Buzdolabında Doğru Yerleşim: Gıdalar Nerede Uzun Dayanır

Buzdolabının içi tek bir sıcaklığa sahip değildir. Hangi rafın soğuk, hangisinin ılık olduğunu bilmek gıda israfını belirgin biçimde azaltır.

Berrin Aksoy 3 dk

Buzdolabı, evdeki en çok açılan ama en az düşünülen eşyalardan biridir. Alışverişten dönüldüğünde paketler nereye sığarsa oraya yerleştirilir, birkaç gün sonra bozulan ürünlere şaşırılır. Oysa buzdolabının içi tek bir sıcaklığa sahip değildir ve hangi gıdanın nereye konduğu, o gıdanın ne kadar dayanacağını doğrudan belirler.

Soğuk hava ağırdır ve aşağı doğru çöker. Kapı ise her açılışta oda sıcaklığındaki havayla temas eder. Bu iki basit gerçek, dolabın içinde birkaç derecelik ama önemli bir sıcaklık haritası oluşturur. Bu haritayı bilmek, hiçbir masraf gerektirmeyen ama israfı belirgin biçimde azaltan bir bilgidir.

Dolabın Sıcaklık Haritası

Genel kural şudur: En soğuk bölge alt raflardır, en ılık bölge ise kapı raflarıdır. Arka duvara yakın kısımlar, soğutucu yüzeye yakınlıkları nedeniyle ön kısımlardan daha soğuktur. Sebzelik çekmeceleri ise ayrı bir dünyadır; buralar daha yüksek nemi korumak üzere tasarlanmıştır ve sıcaklıkları genellikle raflardan biraz daha yüksektir.

Bu haritaya göre çiğ et, tavuk ve balık her zaman en alt rafa konmalıdır. Bunun iki nedeni vardır: Orası en soğuk yerdir ve olası bir sızıntı durumunda aşağıdaki gıdaları kirletme riski ortadan kalkar. Pişmiş yemekler, süt ürünleri ve artıklar orta raflarda daha iyi durur. Kapı rafları ise sıcaklık dalgalanmasına en açık bölge olduğu için turşu, sos, reçel gibi zaten dayanıklı ürünlere ayrılmalıdır.

Sütün ve Yumurtanın Yeri

Süt şişesini kapıya koymak neredeyse evrensel bir alışkanlıktır ama saklama açısından yanlıştır. Süt, sıcaklık dalgalanmalarına en duyarlı ürünlerden biridir ve kapıda her gün onlarca kez ısınıp soğur. Aynı sütü orta ya da alt rafın arkasına koymak, tazeliğini birkaç gün uzatabilir.

Yumurta için de benzer bir durum söz konusudur. Birçok buzdolabının kapısında yumurtalık bulunması, oranın en uygun yer olduğu anlamına gelmez. Yumurtayı kendi karton kutusunda ve iç raflardan birinde saklamak hem sıcaklığı sabit tutar hem de kabuğun gözenekli yapısı nedeniyle çevredeki güçlü kokuları emmesini azaltır.

Sebze ve Meyvelerin Ayrı Dünyası

Sebzelikte iki çekmece varsa bunları rastgele doldurmamak gerekir. Bazı meyveler olgunlaşırken etilen adı verilen bir gaz salar. Elma, muz, armut, kayısı ve domates bu gruptadır. Aynı ortamdaki yeşil yapraklılar, brokoli, salatalık ve havuç ise bu gaza duyarlıdır ve yanlarında etilen salan bir meyve varsa çok daha hızlı sararıp yumuşarlar.

Pratik çözüm, etilen salanları bir çekmecede, duyarlı olanları diğerinde tutmaktır. Tek çekmece varsa muz ve elmayı dışarıda, serin bir yerde saklamak yeterlidir. Yeşilliklerin bir başka düşmanı ise yüzeydeki sudur. Yıkanmış maydanozu ıslak hâlde poşete koymak çürümeyi hızlandırır; kurulanıp temiz bir bezle sarıldığında ise gözle görülür biçimde uzun dayanır.

Bazı sebzeler ise buzdolabına hiç girmemelidir. Patates soğukta nişastasını şekere çevirir ve tadı bozulur; ayrıca kızartıldığında istenmeyen bir renk alır. Soğan ve sarımsak nemli ortamda yumuşar ve küflenir; bunlar karanlık, havadar ve serin bir yerde durmalıdır. Domates ise soğukta aromasını kaybeder ve dokusu unlanır.

Doluluk, Hava Dolaşımı ve Düzen

Buzdolabının tıka basa doldurulması soğuk havanın dolaşımını engeller ve bazı bölgelerin yeterince soğumamasına yol açar. Tersine, neredeyse boş bir dolap da her kapak açılışında sıcaklığını hızla kaybeder. En verimli hâl, rafların yaklaşık dörtte üçünün dolu olmasıdır. Arka havalandırma deliklerinin önünü kaplarla kapatmamak da önemlidir.

Son olarak basit bir düzen alışkanlığı işe yarar: Yeni alınan ürünleri arkaya, eskileri öne koymak. Bu sıralama, unutulup arkada kalan ve süresi geçen ürünlerin sayısını ciddi ölçüde azaltır. Açılmış ürünlerin üzerine açıldığı tarihi yazmak da aynı işi görür.

Buzdolabını doğru kullanmak yeni bir cihaz almayı gerektirmez. Sıcak bölgeyi soğuk bölgeden ayırt etmek, çiğ ile pişmişi karıştırmamak, nem seven ile sevmeyeni birbirinden uzak tutmak yeterlidir. Bu küçük düzen, hem daha az gıdanın çöpe gitmesini hem de tabağa daha taze bir malzemenin ulaşmasını sağlar.